‘Yatay mimari’ ile hedeflenen ne?

Cumhurbaşkanı bir süredir (Başta İstanbul olmak üzere) metropollerdeki yapılaşmadan şikayet ediyordu. Sanki son 15 yıldır ülkeyi yöneten kendisi değilmiş gibi, Hatta İstanbul konusunda 1994’ten bu yana son 23 yıldır tek söz sahibi olan kendisi değilmiş gibi, Sanki yıllardır meslek odalarının itirazları, mahkeme kararlarını takmadan her tarafı betona boğan kendisi değilmiş gibi, Sanki meslek odalarının proje denetleme yetkilerini törpüleyen kendisi değilmiş gibi, Hatta büyük ölçekli projelerde “arıza çıkaran” yerel belediyeleri baypas eden kanun/yönetmelikleri hayata geçiren kendisi değilmiş gibi,

Devamını Okumak için Tıklayınız

KADIN VE MÜHENDİSLİK

Kadının dışarıdaki iş yaşamına girmesi, sanayi devrimi ile başladı. Devam eden savaşlar ve makineleşme ile birlikte gittikçe artan iş bölümü ve kapitalistlerin  kıyasıya rekabeti, kadınları da üretim sürecine soktu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de erkeklerin istihdam oranı yüzde 70 civarındayken, kadınların iş gücüne katılım oranı yüzde 30’dur. Türkiye’de 8 milyon 100 bin kadın istihdam edilmektedir. Fakat bunun sadece yüzde 45’i kayıt altındadır. Kadınlar daha çok nerelerde çalıştırılıyor derseniz; tarım sektörü, hizmet sektörü, sanayi ve turizm sektörü bunlardan birkaçı.

Devamını Okumak için Tıklayınız

Doğa ve İnsan Not Eder

Orçun İlhan, referanduma dair devrimcilerin tutumunu ve ‘hayır’ın önemini Evrensel’e yazdı. Yeryüzündeki kayaç tiplerinden biri de Çökel (tortul) kayaçlardır. Jeoloji mühendisleri bu konuya hakimdirler. Yeryüzündeki diğer kayaçlardan kopan (ayrışan) parçalar, dış etkenler vasıtasıyla bir araya gelir ve zamanla sertleşerek bu kayaçları oluşturur. Diğer bir özellikleri ise, oluşumlarındaki süreç nedeniyle içlerinde fosil parçaları bulundurmalarıdır. Bu kayaçlardan kesitler alınarak, oluşum süreçleri ve  içindeki fosiller ile ilgili ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir. Bu bilgiyi, ülkemizin siyaset tarihi ile günlük politikalarımız arasında bir ilişki yakalamak için verdim.

Devamını Okumak için Tıklayınız

Mesleki Yeterlilik ve Uzman Mühendislik Tartışmaları Üzerine

21 Eylül 2006 tarihinde kabul edilen 5544 sayılı Meslekî Yeterlilik Kurumu Kanunu’nun amaç maddesinde “… ulusal ve uluslararası meslek standartlarını temel alarak, teknik ve meslekî alanlarda ulusal yeterliliklerin esaslarını belirlemek; denetim, ölçme ve değerlendirme, belgelendirme ve sertifikalandırmaya ilişkin faaliyetleri yürütmek için gerekli ulusal yeterlilik sistemini kurmak ve işletmek üzere Meslekî Yeterlilik Kurumunun kurulması, çalışma usûl ve esaslarının belirlenmesi ile Türkiye Yeterlilikler Çerçevesiyle ilgili hususların düzenlenmesini sağlamaktır.” denilmektedir. Aynı Amaç maddesinde “Tabiplik, diş hekimliği, hemşirelik, ebelik, eczacılık, veterinerlik, mühendislik ve mimarlık

Devamını Okumak için Tıklayınız

İşimize Bakalım – 2 (Nereden Bakalım?)

Bir önceki yazımda işimizi politikadan neden ayıramayacağımızdan bahsetmiştim. Bunun imkansızlığının diyalektik bir bakış açısı ile göz önüne çıktığını görmüştük. Diyalektik bir metot benimsendikten sonra durağan kalmak mümkün değildir. Diyalektik; hareketin, değişimin ve dönüşümün bilimidir. Daha ileri bir dünya hayaline sahip olup hayatı metafizik okumak insanı hareketsizliğe mahkum eder. Ülkemiz yangın yeriyken geniş kitlelerin ve özelde meslektaşlarımızın durağanlığının başka bir sonucu yoktur. Bunun pek çok sebebi vardır; umursamazlık, bencillik, korkaklık vb. pek çok adlandırma yapılabilir ki başta liberal sol hareketlere mensup

Devamını Okumak için Tıklayınız

İşimize Bakalım da Nasıl?

Hepimiz, özellikle mevzu bahis meslek örgütlerimiz olan odalar ise, ilerici demokrat arkadaşlarımızın sık sık “Odalar çok siyaset yapıyor meslekle ilgili yeterince çalışmıyor.” eleştirilerini duymuşuzdur. Bu önermenin bir diğer okuması da ben işime gücüme bakıyorum benim siyasetle işim olmaz olarak okunabilir, aksi takdirde kendinde olmayan bir özelliği neden örgütünde istesin? Bu talep, görüş veya birazdan açıklayacağımız üzere siyasi duruş bir yönüyle son derece haklı ve kabul edilebilir görünmektedir. Birincisi, içinde yer almaları gereken bir kurumun, üstelik yasalarla da üye olunması gereken

Devamını Okumak için Tıklayınız

Teoman Öztürk’ün Yoldaşı Olmak veya Mücadele Mirasının Reddi

Zor bir süreçten geçiyoruz. Kapitalist-emperyalist sistem kendi çıkarları uğruna ve bulunduğu çıkmazdan kaynaklı korkularını, emekçi kitleye ve halklara baskıyı arttırarak kendini var etmeye çabalamaktadır. Korkularını yansıtmak için olağanca baskı araçlarını ve medya aygıtını kullanarak bu korkuyu aslında bizlerin korkusu haline getirmenin nafile çabası içerisine girmiş bulunmaktadırlar. Nafile çaba diyorum çünkü bizlerin kaybedecek bir şeyimiz yokken onların kaybedecek sırça sarayların ardında dünyaları bulunmaktadır. Nafile çaba diyorum çünkü bizler milyonlar iken onlar tabiri uygunsa bir avuç kadarlar. Bu bağlamda bizlerin tek ve

Devamını Okumak için Tıklayınız

Wolds Apart Filmine Dair

Christoforos Papakaliatis’in yönetmenliğini ve aynı zamanda başrol oyunculuğunu yaptığı Worlds Apart filmi, Avrupa coğrafyasının ekonomik olarak en kırılgan yapısına sahip Yunan toplumunun yakın tarihte patlak veren ekonomik krizde yaşadığı değişimi iç içe geçmiş dört farklı hikaye ile beyaz perdeye taşıyor. Özel bir şirkette yönetici pozisyonunda çalışan Giorgos ekonomik problemlerin yanı sıra son demlerinde mutsuz bir evlilik yaşamaktadır. Sıkıntılarından uzaklaşmak için gittiği bir barda tanıştığı İsveçli  Andrea’nın , daha sonraları çalıştığı kurumda işçi azaltmak için görevlendirilmiş, operasyondan sorumlu kişi olduğunu öğrenecektir.  Bir

Devamını Okumak için Tıklayınız

Yürekli bir mühendisin ardından

Yüreğindeki sevgi fakir sokaklara taşan, yüreğindeki güzellik koca gövdesinden, çocuk kalbinden oluk oluk akan BEKİR BİROLUMUZU kaybettik. Hayatının tüm gailesini birleşmek, birleştirmek, kadir kıymet bilmek üzerine kurmuş, tepeden tırnağa insan ve tepeden tırnağa emekçiyi kaybettik. Öğrenciyken İTÜ’de makine öğrencilerini, Kazlıçeşme’de partisinin verdiği görevle Engin Egeli ve Murtaza  Kaya gibi canı pahasına deri işçilerini, Makina Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi yöneticiliğinde ve Emek Hareketinden Mühendisler çalışmasında emekçi mühendisleri birleştirme ve mücadeleye sevk etme görevlerini eksiksiz yerine getirdi. Emek Hareketinden Mühendisler çalışmasında, hep

Devamını Okumak için Tıklayınız

Sovyet Oyun Makineleri Müzesi

Oyun makineleri ülkemizde 90’larda atari salonu adı verilen mekanlarda çocukların klasik oyun anlayışını değiştirerek onlara bambaşka dünyaların kapılarını açan teknoloji harikası makinelerdi. En azından o zaman için öylelerdi. Evet, oyun makinelerinden önce bir çocuk oyun oynarken hayal gücüyle her şey olabilirdi; simsiyah giyinmiş bir ninja, altın kupalar sahibi bir yarış arabası sürücüsü ya da kahraman bir pilot. Ama bu sadece kendisinin bileceği, göreceği bir karakter oluyordu, oyunlardaki hayali kimlikler sanki sabun köpüğü gibiydi, ertesi gün çoktan unutulmuş oluyordu. Atari salonları

Devamını Okumak için Tıklayınız