TMMOB’lu kadınlar: Sokaklarda, işyerlerinde, yaşamda biz de varız

TMMOB 5. Kadın Kurultayı öncesi illerde yerel kurultaylar yapılıyor. İstanbul’da mimar, mühendis, şehir plancı kadınlar sorunlarını tartıştı.
Yerel Kurultayda tartışma başlıklarımız şöyleydi:

– TMMOB’de kadın örgütlenmesi,
– Kamu kurumları ve özel kuruluşlarda, yer altı, arazi, şantiye, fabrika, ofis vb. işyerlerinde çalışan mühendis, mimar, şehir plancı kadınların çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerileri,
– Eğitimde cinsiyetçilik, olağanüstü hal koşulları, Kanun Hükmünde Kararnamelerle yapılan düzenlemeler ve işten atmalar,
– Anayasa değişikliği, savaş koşulları, zorunlu göç gibi güncel siyasal gelişmelerin TMMOB örgütlülüğüne ve mühendis, mimar, şehir plancı kadınlara yansımaları.
2 gün boyunca süren kurultayda bu konu başlıklarını tartışarak, çözüm önerileri ürettik.

 

EŞİT İŞE EŞİT ÜCRET İÇİN MÜCADELE…

Önemli sorunlarımızdan biri olan aldığımız kararları hayata geçirememe sorununu da kurultayda masaya yatırdık. Daha önce yapılan kadın kurultaylarında pek çok önemli karar alınmış, kadınlar bu kararların alınmasında ortaklaşma zemini sağlamış ve alınan kararların hayata geçirilmesi için önemli çabalar da harcamıştı. Bu kurultayda bugüne kadar alınmış kararların hayata geçirilmesini sağlayacak somut öneriler üzerinde çalışmalar yaptık.
Çalışma yaşamında karşılaştığımız en önemli sorunların başında gelen, TMMOB’lu kadınların kanayan yarası ‘eşit işe eşit ücret’ konusu üzerine epey içimizi döktük ve tabii ki bu soruna ilişkin kararlar aldık. Önemli sorunlarımızdan bir diğeri olan yeni iş kanunu da gündemimizdeydi.
Özel istihdam büroları ile esnek, güvencesiz çalışma yasal hale geldi. Özellikle kadınları etkileyen “kiralık İşçilik” uygulaması ile kadınların herhangi bir işte uzmanlaşıp yetkin hale gelmesi, emekliliği hayal olacaktır.

MÜHENDİSLİK ERKEK MESLEĞİ DEĞİLDİR!

Mühendisliğin erkek mesleği olduğu düşünülen ülkemizde; aslında bu düşüncenin ve dilin eğitimden başladığını hepimiz biliyoruz. Gündem konularımızdan biri de eğitimde cinsiyetçilik oldu. Maalesef cinsiyetçi eğitim lise yıllarından başlayıp, üniversite sıralarında da sürüyor. Öğrencilerin bilinçaltına işleyen en önemli cinsiyetçi unsurlardan birinin de kullanılan terminoloji olduğunu görüyoruz. Cinsiyetçi terminolojiyi içeren ve ilköğretim çağındaki çocukları etkileyen en büyük faktörlerden biri; öğretmenlerin cinsiyetçi ifadelerinden sonra ders kitapları ve öğrencilerin sınavlara hazırlanırken kullandığı soru bankaları.
Şöyle bir çarpıcı örnek vermek istiyorum bu konu ile ilgili;
Kocaeli Kozluk’ta Yavuz Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrencilere Mecit Dönmezbilek isimli yazarın yazdığı ‘Adab-ı Muaşeret’ isimli kitap dağıtıldı. Öğrencilere dağıtılan kitapta “Hanımın Kocasına Karşı Sorumlulukları” kısmında yer alan ifadelerde kadınları aşağılayıcı biçimde ‘adap kuralları’ yer alıyor. Kadından kocasına itaat etmesi, kocası için süslenmesi, kocasının yanında yüksek sesle konuşmaması, kocasını adıyla çağırmaması, her şeye itirazda bulunmaması, kocasının sözünü kesip önüne geçmemesi ve beyini utandırmaması gibi ‘adap kurallarını’ yerine getirmesi isteniyor. İşimiz çok zor yani 🙂 

OHAL, KHK’LAR VE KADIN CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE

Kurultayın en can alıcı tartışmaları ülke gündemine ilişkin yaptığımız tartışma oldu. “OHAL koşulları, KHK’larla yapılan düzenlemeler ve işten atmalar, Anayasa değişikliği, savaş koşulları, zorunlu göç gibi gelişmelerin TMMOB örgütlülüğüne ve mühendis, mimar, şehir plancı kadınlara yansımalarını konuştuk.

Bu gündemi konuşurken aşağıda özetle aktardığım tablonun vahametini de dikkate alarak kararlar aldık.

Kadına yönelik erkek şiddeti 2010-2015 yılları arasında;

  • En az 1134 kadın öldürüldü,
  • 608’inin faili kocası/eski kocası,
  • 161’inin faili erkek arkadaş/eski erkek arkadaş,
  • 213’ünün faili aileden erkekler.
  • Erkekler 2016’da 261 kadın ve kız çocuğunu öldürdü; 75 kadına tecavüz etti; 119 kadını taciz etti; 417 kız çocuğuna cinsel istismarda bulundu; 348 kadını yaraladı. 2017’de Temmuz ayı itibariyle en az 168 kadın öldürüldü.

OHAL ve KHK keyfiyeti nedeniyle 25 KHK ile 111 bin 240 kişi ihraç edildi, bu yaşananlar nedeniyle en az 25 kişi intihar etti.

Özellikle KHK’lar ile mağdur edilen meslektaşlarımız ile dayanışma yöntemlerinin geliştirilmesi ve bununla beraber TMMOB’nin daha da aktif olması üzerinde olması üzerine tartışmalar yaptık.

Özellikle son dönemde çıkarılmaya çalışılan Nüfus hizmetleri Kanununda yapılacak değişikliler hakkında yasa tasarısı ve Mağdur hakları yasa tasarısı üzerine bilgilendirmelerin ardından TMMOB üyesi kadınların da ve TMMOB’nin kadın yapılarının da diğer kadın örgütleri ile birlikte mücadele içerisinde aktif bir şekilde yer alması yönünde karar aldık.

YASAL DÜZENLEMELER

  • İktidarın kullandığı kadını ikinci cins gören söylem
  • Erkek adalet
  • Maternal politikalar
  • Özel istihdam büroları
  • Son tartışma: müftülük nikahı, mağdur hakları yasa tasarıları

Kurultayın son bölümünde de kadınların ülkedeki koşullara rağmen ‘sokaklarda, işyerlerinde, yaşamda biz de varız’ diyerek eşitlik ve özgürlük mücadelelerine devam ettiği ve mühendis, mimar, şehir plancı kadınların da bu mücadelelerde yerlerini alarak, TMMOB’de kadın örgütlülüğünü büyüterek dayanışma ve mücadeleyi ilerletmek istediklerini vurgulanarak yerel kurultayımızı tamamladık.

Özlem KİZİR
TMMOB Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir